×

Bilgilendirme!

Söz konusu bilgiler kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.

Vücudumuzdaki 5 duyu içinde bence en önemli olanıdır. Çünkü, sosyal bir varlık olmamız, ancak iyi bir işitme ile mümkündür. Bu nedenle işitme kayıplarını çok önemsiyoruz.
 
İşitme kaybına yol açan onlarca hastalık, uzayan çok farklı listeler ve sınıflandırmalar mevcuttur. Ama, ben burada anlaşılması çok daha kolay olsun diye belli bir sıraya-kalıba sokmadan, sıklıkla da halkın kullandığı terimleri kullanarak ve doğaçlama olarak sık görülenlerden bahsedeceğim:
 
İşitme kaybına yol açan hastalıklar nelerdir?
Kulak kiri / buşon nedir? Bulgular nelerdir? Dış kuşak yolundaki derinin yağ salgısının dışarı atılamayıp birikmesi ile oluşur. Çeşitli nedenlerle atılamaz ise bu birikim dış kulak yolunu tıkayarak işitme kaybına yol açar. Ayrıca, dış kulak yolunda biriken yapı zamanla yağ asitlerine dönüştüğünde veya seboreik dermatit oluştuğunda dış kulak yolunda kaşıntı oluşur. Bu nedenlerle kulak kirinin temizlenmesi gerekir. Önceleri kulak yıkama şırıngası vasıtası ile basınçlı su kullanılarak yapılan bu temizlik günümüzde kulak küreti ve/veya aspirasyon ile yapılmaktadır. Bu şekilde hasta işitmesini geri kazanmaktadır. “Kulağı temizletmek iyi değildir, kulak kirlenmesine yol açar” şeklindeki yanlış inanışa katılmak mümkün değildir. Çünkü, ortada bir problem varsa onu gidermek gerekir. Kulak kirinin sebebi ise, aşırı yağ salgılanması ve dışarı atılamamasıdır. Dış kulak yolunda kaşıntıya mantar enfeksiyonları, allerji ve aşırı yağlı, çikolata ve şekerli gıdalar da yol açabilir. 
 
-dış kulak yolu ve orta kulak iltihabı / otitler bahsinde anlatılacaktır.
 
-dış kulak yolunda tümörler
 
-dış kulak yolunun doğuştan kapalı olması / kongenital aurikuler atrezi
 
Dış kulak yolunda ne tür yabancı cisimler olur? 
Çocukluk çağında veya zeka gelişimi yetersiz olanlarda görülür. Boncuklar, kalem uçları, silgiler, plastik oyuncak parçaları, kuruyemişler ve böcekler olabilir. KBB Uzmanının çıkarması gerekir.
 
-kulak zarında delik / perforasyon: travma (tokat vb) veya otit sonrası görülür. Tedavisi cerrahidir.
 
Seröz (effüzyonlu) otitis media nedir? Neler seröz otite yol açar ve seröz otitin tedavisi nasıldır? 
Orta kulakta akut enfeksiyon bulguları olmaksızın sıvı birikmesidir. Altı haftadan kısa süreli effüzyonlar akut otite bağlı gelişir. Bu effüzyon 3 aya kadar uzayabilir. Üç ayı geçenler kronik effüzyon olarak adlandırılır. Mat bir kulak zarı görünümü, işitme kaybı, horlama sık görülen bulgulardır. Çocukluk çağında sık görülür. Sıklıkla geniz bademciği, allerji, biberonla beslenme, kalabalık ortam olan kreş/yuvada bulunma, geçirilen otitlere, yarık damak ve kraniofasiyal anomalilere bağlı gelişebilir. Erişkinde geniz kanseri habercisidir. Östaki borusunun tıkanıklığına bağlı olarak orta kulağa geniz bölgesinden yeterli hava geçişi olmaması ile oluşur. Tedavisi; ilaçlı tedaviye cevap vermeyenlerde veya uygun vakalarda cerrahi olarak kulak zarına mikroskop altında tüp takılmasıdır. 4 yaşını geçmiş olanlarda ilaveten geniz bademciği ameliyatıdır. Tüp 6-12 ayda kendiliğinden atar. Bu çocuklar 14 yaşına kadar seröz otitin tekrarlaması yönüyle risk altındadırlar. Tekrarlayan vakalarda gerek görülürse yeniden tüp takılabilir.
 
Gürültüye bağlı işitme kaybı/akustik travma nedir? Hangi durumlar akustik travmaya yol açar? 
Aşırı sese uzun süre maruz kalma veya patlama sesine maruz kalma işitme kaybının sık görülen sebeplerindendir. İşitme kaybı bir kere yerleştikten sonra uygulanan tedavilerin pek faydası olmaz.
 
Hangi sesler akustik travmaya yol açar?
-Sesimizi duyurmak için bağırmak zorunda kaldığımız yükseklikte bir gürültülü ortam
-Kulağımızı ağrıtan sesler
-Kulağımızı çınlatan gürültü
-Maruz kaldıktan sonra işitme kaybı oluşturan sesler
-Yüksek sese ne kadar uzun süre maruz kalırsak, sesin kaynağına ne kadar yakınsak hasar o kadar çok olur. Ateşli silah kullanan birisi şayet kulaklık kullanmıyorsa, yüksek sesle dinlenen rock müziği işitme kaybına yol açabilmektedir. İşitme kaybına kulak çınlaması da eşlik eder ve sıklıkla kalıcıdır.
-85 dB üzerinde gürültüye maruz kalma işitme kaybına yol açar. Daha yüksek sesler ise işitme kaybını daha da artırır.
 
İş esnasında kabul edilebilir gürültüye maruz kalma süreleri nelerdir?
Gürültüye karşı koruyucu önlem almayanlarda izin verilen maruz kalma süresi ortalama gürültü seviyesinde her 5 dB artış için yarısı kadar azaltılmalıdır. Örnek: 90 dB’de 8 saat iken, 95 dB’de 4 saat, 100 dB şiddette ise 2 saati geçmemelidir.
 
İzin verilen en yüksek gürültü seviyesi korunmuş kulaklarda 115 dB ve 15 dakika süredir. 140 dB kabul edilemez.
 
Kişisel işitme koruması 90 dB üzerinde uygulanmalıdır. Kulak tıkacı veya susturucusu kullanılmalıdır. Yıllık işitme testi 10 dB üzerinde bir kaybı gösterirse 8 saat ve 85 dB üzerindeki ortamlarda işitme koruması sağlanmalıdır.
 
Her 10 dB gürültü artışında ses enerjisine maruz kalma 10 kat fazladır. Yani, logaritmik bir artış vardır. Kulak tıkacı veya maskesi kullanmayan bir işçi kullanana kıyasla 1000 kat fazla ses enerjisine maruz kalır.
 
Otoskleroz / kulakta kireçlenme nedir? Otosklerozun bulguları ve tedavisi nasıldır?
Doğuştan gelen bir durum olup genellikle gençlik dönemi ile birlikte işitme kaybı başlar. Giderek artan işitme kaybına yol açar. Üzengi kemikçiğinin tabanında kireçlenme olup işitmemizi sağlayan piston hareketinin bozulmasına yol açar. Tedavisi genellikle cerrahidir. Orta kulakta kireçlenerek piston hareketini kaybeden üzengi kemikçiği (stapes) ameliyat ile çıkarılır ve yerine teflon piston takılır. Bu şekilde işitme yeniden tesis edilmiş olur.
 
Menier hastalığı nedir? Menier hastalığının bulguları ve tedavisi nasıldır?
Nöbetler halinde gelen kulak dolgunluğu, baş dönmesi, bulantı-kusma ve işitme kaybı ile karakterize bir hastalık tablosudur. Bununla beraber, vakaların %27’sinde bu dört bulgu bir arada bulunur.  %70-90 vakada tek kulak tutulur. 6-7 yıliçinde karşı kulak etkilenmemişse bir daha etkilenmeyeceği düşünülür.
 
İç kulakta çeşitli nedenlere bağlı olarak sıvı artışı bu hastalık tablosuna yol açar. Yılda ortalama 10-12 nöbet geçirirler. Nöbetlerin süresi 20 dakika ile 24 saat arasında değişir. Nöbetler arasında şikayetler kaybolur. Ancak, her nöbet işitme kaybında bir miktar daha artışa yol açar.
 
Tedavi: Erken vakalarda konservatif tedavi ve ilaç tedavisi uygulanır. Etkili olmazsa minör cerrahi işlemler (ventilasyon tüpünden orta kulağa ilaç uygulaması, iç kulak sıvı kesesine şant ameliyatı) uygulanır. Konservatif yaklaşım (tuz kısıtlaması, yorgunluk ve stresten, kahve, sigara ve alkolden uzak durulması gerekir), ilaç tedavisi ve minör cerrahilerden fayda görmeyen vakalar ile Tumarkin krizi dediğimiz düşme atakları ile birlikte seyreden vakalarda Vestibüler sinir/denge siniri serebello-pontin köşede bulunarak kesilir. %95 oranında etkili bir yöntemdir.
 
Ani işitme kaybı / Sudden deaffness nedir? Ani işitme kaybının bulguları ve tedavisi nasıldır? 
Son üç gün içinde aniden ortaya çıkan içi kulak kaynaklı işitme kaybı olup kulak çınlaması ve ileri vakalarda denge kaybı da eşlik eder. Başta stres ve viral hastalıklar olmak üzere kalp-damar hastalıkları ve kullanılan çeşitli ilaçlar altta yatan sebeplerdendir. Bir kısım hastada ise sebep bilinemez. Ne kadar erken tedaviye başlanırsa o kadar etkili olur. Mümkünse ilk üç günde tedavi başlanmalıdır. Ancak, 20 günü geçen vakalarda tedavi anlamsız kalmaktadır. Ayrıca, ağır vakalarda tedavinin etkisi azdır. Tedavide başta kortizon olmak üzere kanın akışkanlığını artıran ilaçlar ve etken olarak virüs düşünülüyorsa ek olarak antiviral ilaçlar da kullanılır. Günümüzde uygun vakalarda hiperbarik oksijen tedavisi de kullanılmaktadır.
 
Presbiakuzi / yaşa bağlı işitme kaybı nedir? Presbiakuzi bulguları ve tedavisi nasıldır? 
Genellikle 45 yaşını geçenlerde yaşa bağlı iç kulak tipi işitme kaybı başlar ve yaş ilerledikçe artar. Muayene ve işitme testi ile anlaşılır. Genellikle çınlaması da eşlik eder. Kelimelerin bir kısmını anlamaz ve tekrarlattırır. Bu vakalarda sosyal hayattan kopmaması için erkenden işitme cihazı kullanımı gerekir. Aksi taktirde beyine az ses geleceği için beyin tembelleşir ve işitme cihazı kullansa da az faydası olur. Bu nedenle, beyin tembelleşmeden işitme cihazı kullanılmalıdır. İşitme cihazından fayda görmeyecek kadar ileri ve uygun vakalarda ise biyonik kulak/koklear implant kullanılabilmektedir.
 
Doğuştan / Irsi / Konjenital işitme kayıpları ne demektir? Tedavisi nasıldır? 
Genetik sebepli veya annenin hamileliği sırasında kullandığı bazı ilaçlar veya geçirdiği bazı hastalıklara bağlı olarak bebeğin etkilenmesi ile ortaya çıkan işitme kayıplarıdır. Klasik işitme cihazlarından fayda görmezler. Konuşma ve dil gelişiminin henüz olmadığı dönemde olan doğuştan gelen bu işitme kayıpları tedavi görmediği taktirde sağır ve dilsiz çocukların toplumda sayısı artmaktadır. Başta engelli çocuğun kendisi, anne-babası ve ailesi olmak üzere tüm toplum olumsuz etkilenmektedir. Ülkemizde her yıl bu şekilde yaklaşık 5.000 çocuk dünyaya gelmektedir.             
 
Tedavisi cerrahi olup biyonik kulak / koklear implant takılmaktadır. Sonrasında ise işitme ve konuşma eğitim ve rehabilitasyonu uygulanmaktadır. İşitme-konuşmanın geliştiği 3 yaş ve sonrası dönemden sonra ise, her iki kulakta ırsi bazı hastalıklar, menenjit vb. hastalıklara bağlı olarak ağır veya total iç kulak tipi işitme kayıpları da olabilmektedir. Bu çocuklarda konuşma öğrenildikten sonra işitme kaybı olduğu için rehabilitasyon dönemi daha kolay olmaktadır.